Özlemek Ne Zor

Hepsi basit bir oyun aslında, bir düşün değişik zaman parçaları ama hiç belli olmuyor yaşarken. Kimse kendini buraya ait hissetmiyor, kötülüğü ödül sayanlar dışında ama kimsenin kaçacak yeri de yok.


Suskunluklarımızın gözyaşları oluyor şiirler, resimler ve sanat doğuyor bu özlemelerden. Bir hayalin rengi vuruyor tuvale, bir heykelin ellerinde şekil kazanıyor aşk veya neyzenin nefesinde çığlık atıyor hasret.


Dingin bir gecede kendini gösteriyor her yeniliş ve yıkılmamış bir kadının gözleri kanıyor; sadece, görenler yaş sanıyor.


Birini özlemek zor iş, hele özlediğin aslında özlenmeye değmiyorsa, sırtına vurulan yük ne ağır! Kalbin hapsolmuş ihtiras duvarlarıyla çevriliyken ve biliyorken bütün gerçekleri en çıplak haliyle, birini özlemek ne zor iş özleyene…


Kavuşulamayacak ve aslında hiç gerçek olmamış, hatta olması mümkün bile değilken sevilerek şekillenmiş bir sevdanın hikayesine tutunmak ne zor iş…


Ne zor iş, sevdiğini söylerken utanmak! Utanmak hiç değmeyeceğine inandığın birini sevmeye devam ederken, ne ağır iş gönle…


Özlemek zor iş gece yarılarında… Kimin eli kimin cebinde belli değil saatlerde, hiç tanımadığın gözlerde o hiç sevilmemesi gerekeni aramak zor iş…


Kırar insan bazen kaderini, değiştirir her ne varsa geçmişinde ve geleceğinde çünkü ikisi de aynıdır anlayabilene… Bazen takılır kalır insan kader denilen döngüye, biraz da işine gelir bütün sevdaların bedelini yüklemek, alınyazısı denilen o sadık dostun üstüne…


Kime ve ne için olursa olsun, özlemek zor iş! Bir yüreği en çok özlem düşürebilir ve en çok hasretten vurur kendini gönül acıda…


Aşığın aşkıdır bahis olan, kime duyulduğu teferruat ve hasret, hiç adam seçmez konu aşksa…


Candan Ünal


Yüksek Topuklar Aşk & İlişkiler Editörü


candan.unal@yuksektopuklar.net


Twitter: @candanunal


Facebook: www.facebook.com/candanunalaskveiliskiler


*Tüm hakları Yüksek Topuklar.net’e aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.